Yaklaşımımız
Lojistik ve taşımacılık sektörüne yönelik temel yaklaşım, malın çıkış noktasından nihai varış yerine kadar olan tüm tedarik zincirinin ulusal ve uluslararası regülasyonlara tam uyumlu şekilde güvence altına alınmasıdır. Sınır ötesi operasyonların doğası gereği barındırdığı gümrük, sigorta ve taşıma riskleri henüz doğmadan; CMR, Montreal ve Lahey gibi uluslararası konvansiyonların gerekliliklerine uygun, sağlam taşıma ve antrepo sözleşmeleriyle bertaraf edilmektedir. Hedeflenen temel husus, lojistik operasyonların hukuki engellere takılmadan, sınır kapılarında veya limanlarda zaman kaybetmeden güvenle sürdürülebilmesi için önleyici bir hukuki zırh oluşturmaktır.
Ortaya çıkan hasar, zıya, gecikme veya gümrük uyuşmazlıklarında ise sektörün gerektirdiği hıza ve ticari dinamiklere uygun, doğrudan sonuca giden bir vekillik stratejisi izlenmektedir. Taşıyıcının, gönderenin veya sigorta şirketlerinin taraf olduğu rücu ve tazminat davaları ile idarelerce uygulanan ağır para cezaları ve araç müsadere süreçleri titizlikle yönetilmektedir. Lojistik şirketlerinin filolarını, ticari itibarlarını ve operasyonel hızlarını korumayı merkeze alan; hem idari merciilerde hem de ulusal/uluslararası yargı yollarında tavizsiz ve profesyonel bir hukuki temsil sağlanması esastır.